Diğer gelişimler gibi cinsel gelişim de sağlıklı ve sürekli devam eden bir gelişimdir.
Çocuk, vücudunda meydana gelen değişiklikleri merak eder ve keşfetmeye çalışır. 3-4 yaşları cinsellikle ilgili soruların başladığı dönemdir. Çocuk nasıl dünyaya geldiğini, farklı cinsteki kardeşinin cinsel organının neden farklı olduğunu, erkeklerin neden ayakta, kızların ise oturarak çiş yaptığını sorar. Burada anne-babanın tutumları, çocuğun sorusuna cevap verme şekli çok önemlidir. Çocuğa kızarak, öfkelenerek cevap vermek çok yanlıştır. Bu tutum çocuklarda cinsel problemlere neden olabilmektedir.... Devami
Dışkı Kaçırma (Enkopresis);Çocuğun kakasını tutma ve bırakma fonksiyonunu kontrol edebileceği yaşa gelmiş olmasına rağmen tutamamasına dışkı kaçırma adı verilir. 3–4 yaşından sonra, çocuğun dışkısını tutamaması normal bir durum değildir. Bu durum alt ıslatmaya göre daha az görülür. Erkek çocuklarda daha sık rastlanır.
Alt ıslatmaya göre dışkı kaçırma daha ağır bir ruhsal bozukluk olduğunun
göstergesidir. Alt ıslatmada olduğu gibi, yanlış tuvalet eğitimi nedeniyle baştan beri dışkı tutamama davranışı ile dışkılama düzene girdikten sonra bozulmuş bir dışkılama davranışı da görülebilir. Annenin erken tuvalet eğitimine başlaması, aşırı titiz, katı ve cezalandırıcı olması çocuğun dışkısını tutma ya da kontrol edememe davranışları geliştirmesine neden olabilir.... Devami
Altını Islatma (Enüresis)
Tuvalet eğitimi kasların olgunlaşmasına paralel olarak iki yaşından itibaren
kazanılmaya başlar. Ancak çocuk 4–5 yaşına gelinceye kadar, ara sıra gündüzleri, daha sık olarak da geceleri alını ıslatır. İlkokul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 10-15’inde altını ıslatma problemi görülür. Yaş ilerledikçe bu oran düşer. Ergenlik çağında yüzde ikiye kadar
düşer. Erkek çocuklarda yatağı ıslatma oranı kızlara göre daha yüksektir.
Sosyo-ekonomik seviyesi düşük, duygusal yıkıma uğramış, baskılı ailelerde büyüyen çocuklarda gece altını ıslatma daha çok görülür. Zekâ geriliğinde tuvalet kontrol alışkanlığı geç sağlanacağından, altını ıslatma uzun sürebilir.... Devami
Yalan, insanların doğru olmadığını bildiği bir şeyi, aldatmak, örtbas etmek amacıyla söylemesidir. Yalan söylemek toplum tarafından ayıplanan bir davranıştır.
Altı yaşından küçük çocuklar, gerçekle hayali birbirinden ayırt edemedikleri için bu yaşa kadar söylenen yalanlar davranış bozukluğu olarak düşünülmez. Evde yalnız başına evcilik oynarken boş koltuklarda misafir varmış gibi onlarla konuşan, “Kiminle oynuyorsun”sorusuna “Arkadaşlarım var bak onlarla oynuyorum” diyen dört yaşındaki bir çocuk hayali oyunlar oynar ve hayali yalanlar söyler. Bu, onun gelişimsel özelliğidir. Okul öncesi dönemde gerçeklik ve kurgu arasında bir sınır yoktur. Bu yüzden çocuğun her söylediği yalan olarak değerlendirilmemelidir.... Devami
Tırnak yeme davranışı, 4-5 yaşlarından itibaren görülmeye başlar. Nadiren daha küçük yaşlarda da görülebilir. Okul çağında tırnak yeme en yoğun şekilde görülür.Tırnak yiyen çocuklar, genellikle güvensiz, ruhsal sıkıntılarını ve gerilim duygularını dışa vurmayan veya saldırganlık dürtülerini davranışa dönüştürmeyen çocuklardır. Tırnak yeme alışkanlığı olan bir çocuk, baskılı, otoriter, sık sık azarladığı, eleştirildiği, sevgi ve
ilginin yetersiz olduğu, sıkıntı ve gerginlik dolu bir ailede büyümüş olabilir. Anne-babaçocuk arasında sağlıklı iletişim kurulmadığı takdirde çocuk tırnak yeme davranışına sığınacaktır.... Devami
Bebekler anne karnından başlayarak parmak emme davranışını gösterirler. Yeni doğan bebekler genellikle bir yaşına kadar başparmaklarını emer ve bundan büyük bir haz duyarlar.
Çünkü bu dönem oral dönem yani ağızdan zevk alma dönemidir.
Bebekler parmak emmeyi zamanla geliştirerek, ayak parmaklarını, oyuncaklarını,battaniyesini, eşyaları sık sık ağızlarına götürmeye başlarlar. Bu davranışlarının nedeni çevreyi tanıma ve keşfetme ihtiyacı olarak kabul edilir.... Devami